![]() |
| "Süper çocuklar yetiştirmek uğruna çocuklarınızı depresyona sürüklemeyin." |
Yeni nesil çocuklar artık küçük bir yetişkin gibi davransalar da onların hala bir çocuk olduğu unutulmaması gerekir. Çocuklar sahip oldukları bilgi ve beceriler, ilgi alanları, zihinsel yapıları, yorumları sayesinde artık "küçük bir yetişkin" gibi davranabilirler. Ancak bu durum beraberinde tükenmişlik sendromu, kronik yorgunluk ya da depresyona sebep oluyor.
"Acele ettirilen çocuklar"
Son yıllarda anne babalardan çocuklarıyla ilgili en çok "her çocuğun hoşuna gidecek şeyleri yaptırıyoruz, yine de mutlu olmuyor" , "bütün hafta sonlarımız koşuşturmacayla geçiyor." " ben küçüğün yüzmesini beklerken, babası ablayı piyano dersine götürüyor" gibi yorumlar alıyoruz. Buna karşılık çocuklardan ise "sabahtan öğlene kadar at biniyorum, dinlenmek için keman kursuna, sonra da etüde katılacağım. Aslında o saatte jiu-jitsum var ama sınavım var gitmiyorum. Düşük not alırsam annem başıma dikilir." serzenişleri geliyor. Bu durum "acele ettirilen çocuklar" kavramıyla açıklanabilir. Amerikalı Psikolog David Elkind tarafından ortaya atılan bu kavram çocukların zamanlarını ebeveynlerin tercihlerine göre düzenlediği, bu düzenlemenin de her hafta daha fazla ders, çocuğu sosyal, akademik ve kültürel alanlarda geliştirebilecek daha fazla aktivite anlamına geliyor. Bu aktiviteler yapılmadığı zamanlarda ise anne-babalar rahatsızlık duyuyor. "İyi ebeveynliğin" gereklerini yerine getiremediklerini hisseden anne babalar eğer çocukları kendileri için en iyi yüzücü olmak, jimnastik madalyası almak, en iyi dereceyle okuldan mezun olmak gibi ulaşılabilir fırsatları değerlendirmezlerse onları bir adım ileri taşıyacak şeyi kaçırmış olurlar mı sorusuna takılıyorlar. Bu yüzden de bu fırsatları sürekli artırmaya çalışıyorlar.
"Koruyan öneriler nelerdir ? "
Peki "acele ettirilen çocuk" psikolojisinden uzaklaştıracak, belki de çocukları depresyondan koruyacak öneriler var mıdır diye sorarsanız şu şekilde sıralayabilirim :
- Çocuklarınızı ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirin. Bu sayede onların psiko-sosyal gelişimlerine katkıda bulunabilirsiniz.Ancak bu etkinliklerin iyi planlanması ve çocuğun kapasitesinin çok üzerinde olmaması gereklidir.
- Serbest oyun oynamasına ve hayal kurmasına izin verin. Bu çocuklara bağımsızlık sağlar ve kim olduğunu hissettirir.
- Çocuklarınızı dinleyin. Ancak bu sadece size ne söylediklerini değil beden duruşlarını, yüz ifadelerini, ses tonlarını da dinlemektir.
- Çocuğunuzu boş boş dururken, hiçbir şey yapmıyorken, peçetelerden oyuncak yaparken ya da çizgi roman okurken gördüğünüzde rahat bırakın. İstediğini yapmaya devam etsin. Bu sayede yoğun bir gün içinde "çocukluğunu" yaşamasına izin verin.
Uzman Psikolog
Belin Güner Nas







0 yorum:
Yorum Gönder